ga('require', 'GTM-PLL3R4D');

Cinsel Taciz ve Dile Getirme Hakkı

Biz kadınlar sokakta, iş yerinde, okulda veya farklı mekanlarda cinsel tacize maruz kalabiliyoruz. Ancak burada bir ayrım yapmak gerekiyor. ‘Cinsel taciz’, ‘cinsel saldırı’ terimi ile karıştırılan bir terimdir. Öncelikle bu  iki terim arasındaki ayrımdan yola çıkmalıyız. Cinsel taciz, cinsel yönden rahatsızlık verme ve sarkıntılık hali olarak tanımlanır; kişinin vücut dokunulmazlığının ihlali niteliği taşımayan cinsel davranışlarda gerçekleştirilebilir. Cinsel saldırı ise, sarkıntılık ve cinsel taciz suçundan farklı olarak mağdurun vücut dokunulmazlığının ihlal edildiği bir suç tipidir. Yani cinsel taciz ve cinsel saldırı suçlarını birbirinden ayıran en temel fark, vücut dokunulmazlığı ihlalidir. Bu dokunulmazlık ihlal edilmese de, yani bir cinsel saldırıya değil cinsel tacize maruz kalsak bile bunun hukuki boyutlarda yaptırımları olduğundan bahsetmek gerekir. Bazen bunun bir cezası olmadığını düşünüp susup hiç kimseye anlatmayabiliyoruz; bazen yalnızca ailemize, bazense yalnızca en yakın kız arkadaşımıza anlatabiliyoruz. Peki nedir cinsel tacizin cezası, bunu dile getirme hakkına sahip olmamız demek ne demek?

Aslında en önemli detay şu ki, cinsel tacize sadece tanımadığımız insanlar tarafından uğramayız. En yakınımız, sevgilimiz, ilişki içinde olduğumuz bir erkek ya da flört ettiğimiz birisi tarafından da cinsel tacize maruz bırakılabiliriz. Burada haklarımızı bilip, hiç kimse için bunu halı altı yapmak zorunda olmadığımızı bilerek, cesaretli davranmak en önemlisi. Bu yüzden başlık olarak “dile getirme hakkı” terimini kullanmak istedim. Çünkü ne olursa olsun toplum baskısından dolayı dile getirmeye utanıp, sanki biz bir suç işlemişiz gibi kendimizi kötü hissediyoruz. Zira, Türk Ceza Hukuku bu şekilde hissetmemizi önleyici tedbirlere kanununda yer vermiştir.

Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar, çocuğa işlenmesi halinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına hükmolunur. “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen 105. maddede söz edilen cinsel taciz suçu, 765 sayılı TCK. m. 421.nci maddesindeki bedeni temas -vücut dokunulmazlığı ihlali- olmaksızın sarkıntılık, söz atma suçunun karşılığıdır. Bedeni temas söz konusu olduğunda eylem cinsel tacizden çıkıp, cinsel saldırı yahut şartları dahilinde cinsel istismar suçunu oluşturacaktır. Burada söz edilen durum, bedeni temas olmaksızın şahsın vücut dokunulmazlığını ihlal niteliği taşımayan cinsel nitelikli davranışlardır. Örneğin cinsel organ gösterilmesi, cinsel içerikli sözler söylenerek yapılan el kol hareketleri, gözle veya sözle cinsel amaçlı hareket etmek cinsel taciz kapsamındadır.

TCK maddesinde görüldüğü üzere, mağdurun şikâyeti olmadan bir cezalandırma ya da yaptırım devreye girmiyor. Dolayısıyla otobüste, sokakta, okulda, iş yerinde cinsel tacize maruz kaldığımızda susmama hakkımızı kullanmak kadın olarak önce kendimizi sonra da diğer kadınları korumamız anlamına gelir. Ki dile getirme hakkı, bu işin ilk adımı. Bu adımı attıktan sonra, birlikte hareket etme cesaretini de gösterebiliriz.

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Looking for Something?