ga('require', 'GTM-PLL3R4D');

Depresyon Çevresindeki Stigma & Yardım Almak

Geçtiğimiz günlerde sosyal medya ünlülerin intihar ettiklerine dair haberlerle oldukça sarsıldı. İlk haber 5 Haziran’da ünlü Amerikan tasarımcı ve iş kadını Kate Spade’den geldi. 1993’te kurduğu ve adını markalaştırdığı Kate Spade New York moda tasarım şirketinin sahibi 55 yaşındaki Kate Spade evinde ölü bulundu. Bu kadar renkli tasarımlara sahip olan birinin intiharı oldukça şaşkınlıkla karşılanırken, çok geçmeden 8 Haziran’da da yazar, şef ve gezgin Anthony Bourdain otel odasında intihar etti.

Bu haberler direkt olarak aklıma Jim Carrey’nin söylediği şu sözleri getiriyor:

“Dilerim herkes bir gün zengin ve ünlü olup hayal ettiği her şeye kavuşur, ve cevabın bu olmadığını anlar.”

Ünlülerin intiharlarını, ünlü olmayan insanların intiharlarına oranla daha büyük bir şaşkınlıkla karşılamamızın iki nedeni var:

Bunlardan ilki bizim hayal bile edemeyeceğimiz şeylere sahip olan bu insanların nasıl olup da bunları ellerinin tersiyle itip hayatlarına son verebildikleri. Bu düşünce doğal olduğu kadar biraz da hatalı, çünkü hayatın anlamının olup olmadığı veya hayatın anlamı varsa bunun ne olduğu belli değil. Elbette çalışmalar para gibi maddi şeylerin mutluluk için önemli olduğunu ortaya koyuyor, ancak belirli bir noktaya kadar. O noktadan sonra daha fazla paranız olsa bile daha mutlu bir insan olmuyorsunuz. Maddi ihtiyaçlarımızın giderilmesinden daha önemli ihtiyaçlarımız var. Bunların başında da bağ kurma geliyor. Yani bu gökyüzü altında yapayalnız salınmadığını, birilerinin hayatında önem arz ettiğini bilmek. Anlaşılmak, zor zamanlarında elinden tutulması, özlenmek… Belki ünlü olmayan insanlara göre daha fazla paraya ve imkana sahip olan bu insanların, standart bir geliri olan ancak hayatında sağlam sosyal bağlara sahip olan birine göre daha fazla mücadelesi var.

İkinci sebep ise, artık günümüzde sosyal medya ünlüleri de dahil olmak üzere ünlülerin hayatını pürüzsüz algılıyor olmamız. Bu da ilk sebep gibi oldukça doğal, ancak hatalı. Çünkü gördüklerimiz filtrelenmiş sahnelerden ibaret. Herkesin hayatının güzel sahnelerine tanık oluyoruz. Tatillere, arkadaşlara, başarılara, sevgililere ve daha birçok en mutlu anlara… Oysa bu anların arkasında neler var bilmiyoruz. Bu demek değil ki herkes rol yapıyor. Hayır, sadece bizim gördüğümüz kadarı bu kadar. Bu nedenle intihar haberi bu kadar çarpıcı geliyor. Çünkü bize göre bu insanların hayatı çok parlak.

Bu konunun aklıma getirdiği çok önemli bir kavram daha var. O da “stigma”. Lisans dönemimde bu kavramın o kadar çok üstünde durmuştuk ki bir daha aklımdan hiç çıkmadı. Ne kadar önemli olduğunu ise artık o kadar iyi anlıyorum ki. Her konuda oldukça yaygın olan stigma, ruh sağlığı alanında da oldukça etkili ve insanların ruhsal sorunlarında yardım arama davranışını olumsuz yönde etkiliyor.

 

Peki nedir stigma?

Stigma için kısaca “damgalanma korkusu” diyebiliriz. Toplumumuzda oldukça etkili olan damgalanma korkusu, batı ülkelerinde de etkisini koruyor; çünkü dışlanma korkusu bütün insanlarda ortak. Fiziksel sağlığımız için çekinmeden doktora gidebiliyorken, ruhsal sağlığımız için psikiyatriste/psikoloğa gitmekten çekiniyoruz. Fiziksel sağlığımızla ilgili yaşadığımız problemleri kolaylıkla başkalarına anlatabilirken konu ruh sağlığımız olduğu zaman çoğunlukla kimseyle konuşamıyoruz. Çünkü damgalanmaktan ve dışlanmaktan korkuyoruz. Yavaş yavaş bu stigma kırılmaya başlansa da, hala etkisini koruyor. Özellikle oldukça fazla kişiye etki eden ünlülerin ruh sağlığı hakkında açıkça konuşmaya başlaması olumlu etki yaratıyor. İnsanlar idolleştirdikleri kişilerin de ruh sağlığı problemleri yaşadığını gördükleri zaman, kendi yaşadıkları problemleri normalleştirmeleri ve yardım aramaları daha kolay oluyor.

Eğer siz de ruh sağlığınızın iyi olmadığını düşünüyor ve çeşitli problemler yaşıyorsanız, yardım aramaktan çekinmeyin. 18 yaşın altındaysanız, ilk önce güvendiğiniz bir büyüğünüzle veya okulunuzun rehberlik öğretmeniyle görüşün. Sonuç alamadıysanız psikiyatrist/psikolog başvurusu yapın. Maddi gücünüz yoksa, devlet hastanelerine ve belediyelere başvurun. Üniversitelerin klinik psikoloji yüksek lisans öğrencilerinin psikoterapi hizmetlerinden de ücretsiz olarak yararlanabilirsiniz.

İntihar konusunda, eğer aklınızdan intihar düşünceleri geçiyorsa hiç vakit geçirmeden profesyonel yardıma başvurmalısınız. Bildiğim kadarıyla ülkemizde Amerika’daki gibi bir intihar önleme telefon hattı yok, ancak bu düşünceler içindeyken hastanelerin acil servislerine giderseniz size yardımcı olacaklarını düşünüyorum.

 

 

Yazan: Psk. Ecem Merdin

SaveSave

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Looking for Something?