ga('require', 'GTM-PLL3R4D');

Herkes Kariyer Yapmalı Mı?

Çocukluktan başlayan okul yılları, alınan eğitimler, hazırlanılan sınavlar, yabancı diller, bilgisayar yetkinlikleri, özel kurslar… Hepsi sadece tek bir şey için: Bir kariyer sahibi olup belirli bir maddi kazanç ve otorite sahibi olmak. Peki bu gerçekten herkes için en doğru olan mı?

Çalışkanlığın bir erdem olduğu ve tam gün çalışmayan bir kişinin ahlaki olarak şüpheli olduğu düşüncesi yaygındır. “Emeksiz yemek olmaz” gibi ifadeler bize işin doğal olarak iyi olduğunu ve tam zamanlı çalışmadığımız takdirde bir şekilde başarısız olduğumuzu söyler. Birçok insan için işsizlik, ekonomik bir problem olduğu kadar aynı zamanda utanılacak da bir şeydir. O yüzden nadir de olsa “Hepimizin çalışmaya ihtiyacı var mı?” diye sormamız pek şaşırtıcı değil.

Ama şöyle düşünün; son yüzyılda teknolojinin ilerlemesi ve artan otomasyon tehdidi birçok işi modası geçmiş hale getirmiştir. Evet, insanlık tarihinin diğer tüm dönemlerinden daha büyük bir servet içerisindeyiz. Bunun için daha üretken olabileceğimiz makineler ürettik ve boş zamanımızda her zamankinden daha fazla şey yapma imkanına sahibiz. O zaman, aynı ekonomik çıktı için yarı zamanlı çalışmayı başarabilecekken neden hepimiz tam zamanlı çalışıyoruz?

Andrew Taggart’ın yıllarca sorduğu soru tam da bu. Pratik bir filozof olan Taggart, insanların katkıda bulunmaya ve çoğu zaman işlerinde anlam bulmaya ihtiyaç duyduklarını saptar; ancak toplumumuzun bu ihtiyaçları karşılayan işler sunup sunamayacağını da sorgular. Tam istihdam planlarının tarihsel olarak dünyaya anlamlı bir şekilde katkıda bulunma ihtiyacımızı tatmin etmeyen kısa vadeli, vasıfsız ve yoğun bir işe odaklandığını belirtir.

Modern toplumumuzun hayal gücünden yoksun olduğunu söyleyen Taggart, malzeme ihtiyacının alternatif modellerinin herkesin tam zamanlı bir işi olmadan yerine getirilmesini sağladığına işaret ediyor. Geleneksel istihdam yapısının dışındaki bireye aynı materyali ve psikolojik doyumu sağlayabilecek Yerel Değişim Ticaret Sistemleri gibi şemaları vurguluyor.

Benzer şekilde, Profesör David Graeber de ekonominin, yapılması gerekmeyen işlerde insanları istihdam etmek için bilerek organize olduğu bir tasarım sorunu olduğunu düşünüyor. Graeber’e göre, hepimizin işe yaramadığını düşündüğümüz işleri yapmamız gerektiği fikri, işin sahip olduğu maddi olmayan herhangi bir amacı yitiriyor.

İnsanların anlamsız işlerini yapmak için para aldıkları göz önünde bulundurulduğunda Dr. Graeber, işçi sınıfının neden hala bu denli çok çalıştığıyla ilgili politik bir açıklama yapıyor “Cevap çok açıkça ekonomik değil: Ahlaki ve politik. Egemen sınıf, ellerinde serbest zaman olan mutlu ve üretken bir nüfusun ölümcül bir tehlike olduğunu keşfetmiş durumda. Önemli olan işlerin çoğundan kurtulmanın bir yolu olarak hem kamu hem de özel bürokratik sistemlerimizi azaltmamız.”

Geçmişten günümüze büyük beyinler, hepimizin arkadaşlarımız, ailemiz ve hobilerimizle daha fazla zaman geçirdiğimiz bir dünyayı hayal ediyordu. Asıl soru, bunu neden biz şu an yapmıyoruz? Şimdi değilse ne zaman?

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Looking for Something?