ga('require', 'GTM-PLL3R4D');

Marie Kondo’yu Neden Bu Kadar Benimsedik?

İstedikçe aldık bezen yeteri kadar istemedik ve yine aldık, gördük aldık, izledik aldık. Acaba gerçekten alma ve isteme çağından, tüketmekten çıktık da aldıklarımız içinde boğulmaya mı başladık? Acaba doyduk mu da sıkıldık her şeyden? Boğuldukça işin içinden çıkamayıp son bir cebelleşmeyle almaya çalışıyoruz? Çünkü bir gerçek var ki evet çok alıyoruz. Sonsuz derecede her şeyi istiyoruz. Fakat yine başka bir gerçek varki düzenlemeye, çöpe atmaya, ayıklamaya, YouTube’da declutter videolarının bağımlısı olmaya başladık. Neden bu kadar çok seviyoruz bu videoları derken başka bir şey çıktı. Marie Kondo. Bu tatlı mı tatlı arı gib kadın şimdi kendinden büyük karışıklıkları toparlıyor, düzenliyor ve bu işi gerçek bir işe çeviriyor. 

Ve evet, biz yine izliyoruz.

Çünkü belki de çok akıllıca bir adım olarak Netflix bir seriye çevirdi. Çok isabetli çünkü artık insanların YouTube’da temizleyecek, ayıklayacak makyaj koleksiyonları kalmamıştı! Evet onları da çok seviyoruz, ama bu bambaşka bir şey. Gözleri dolapları derken artık her yeri düzenliyoruz. Şimdi hem KonMari tekniğine hem de düzenleme obsesyonunun güzel ve iç rahatlatan sonuçlarını inceleyelim. 

Biri düzgün işleyen bir kafanın çevreden geldiğini söylemiş, yani çevreniz işinize de yansıyor. Düzgün bir mutfaktan çıkan yemek düzgün, dağınık bir mutfaktan gelen yemek ise aynı lezzette olmuyor. Bunu her yere uyarlayabilirsiniz. Bazısı odası tertipli olmayınca uyuyamaz bazısı mutfakta bulaşığı kalınca. Yani aslında bu düzenleme işine çok önceden takmışız ama bunun bir imparatorluğa nasıl dönüştüğünü görememişiz. 

Her Şeyin Yeri Ayrı

Çocukken annelerimiz odanı topla dediğinde eminiz ki birçoğumuz bireyleri bir yerlere sokuşturarak yapıyordu. Göze düzgün geliyordu. Eve misafir  geleceği zaman önce temizlik kovaları, bezler hızlıca bir yerlere sokuşturulur, bornozlar, lavabo kenarındaki eşyalar kaldırılır. Hızlı hayat temposunda da günlük bazı şeyleri hemen bir yerlere koyuyoruz. Sonra yetmiyor, çünkü aldıklarımızı koyamıyoruz. İş öyle olunca düzenlemek gerekiyor. Eğer bunu en baştan yaparsanız, hiçbir zaman, siz çabalamazken bile her yer düzgün ve tertipli olur. Mutfak dolapları, kalemler, piller, temizlik malzemeleri, makyaj malzemeleri gibi ıvır zıvırlar önce nerede olmalı ve kişi en fazla nerede kullanıyor? Yani iş sadece yer bulmakta değil, siz nerede kullanıyorsunuz da da. Çünkü bununla çok sık karşılaşılıyor. Eğer makyajınızı kesinlikle banyoda yapıyorsanız, malzemeleri bir yerden banyoya taşıyorsunuz ve bu sefer de lavabo çevresi doluyor. 

Açık mı Kapalı mı?

İç mekan oluşturmak, iç mimari kalite ve düzenleme hususu Marie Kondo’da bulamayacağınız bir tasarım kararı meselesi. Evin içini oluştururken bu teknik göz alınarak seçimler yapsak her yerin dolaplarla çevrili, steril ortamlar olması gerektiğini düşünebiliriz. Ama tam aksine, elinizde olanı nasıl daha iyi kullanmaya odaklanan, size faydalı olabilmesi ve eşyalarınızın tam potansiyele ulaşması için çabalıyor Kondo. Yani her yer dolap, çekmece, raf olması meselesi değil. Seçimlerinizi istediğiniz gibi yapın ama eşyalarınızı da unutmayın. En sık yapılan yanlış açık raflarında depo alanı olarak görülmesi, görünen her şeyi estetik kaygılarla oluşturun ve doldurun. Denge önemli.

Yatay Yerine Dikey

Marie Kondo’dan alınacak ilk ders üst üste yatay istifleme yerine dikey istiflemek. Düzenlemenin sadece görüntü değil, fonksiyon ve uzun sürede kalabilmesi ile de ilgili olduğu dile getiriyor birçok kere. Çok da doğru çünkü her şey düzenleyip kullanmadığınız taktirde iyi fakat iş kullanmaya gelince, aynı çekmeceyi birçok kere düzenlemek zorunda kaldığımızı biliyoruz. Bu yüzden evin her alanında, çekmece ve raf, her şeyin görülebilir, ulaşılabilir şekilde dikey olması önemli. Bir şeyi alırken diğeri de bozulmayacak. Bunun için bol bol kutulardan yardım alıyor. 

Adım Adım Marie Kondo

Eğer eşyalarınızı azaltmak istiyor ve öyle toplamak istiyorsanız, doğru noktadasınız fakat işe her yeri birbirine katarak değil. Önce kıyafetler, kitaplar, kağıt vb şeyler, depolama alanları(mutfak, makyaj, takı, evle ilgili araçlar) ve manevi değeri olan eşyalar. 

Bu sıraya sadık kaldığınızda her şey kendi içinde birbirine karışmadan toparlanıyor. Gerçekten sizin için değeri olan ve siz de mutluluk uyandıran şeyleri tutmanız gerekiyor. 

Eledikçe daha cesur olacağınızı da söylüyor Marie. Bu sebeple en son manevi şeyleri sona saklıyor ki arada bir yerde pişman olacağınız şeylere yol açmasın. 

Konmari tekniği oldukça basit ve temel şeylere dayanıyor. Bunun dışında birçok farklı düzenleme ve estetik çözümler var. Fakat en sade ve çözüm odaklı olanı Konmari olduğu için bu kadar çok ilgi çekiyor çünkü herkes tarafından kolaylıkla bu mantıkta yapılabiliyor. birtakım katlama tekniklerine de baktığınızda her şeyin aynı doğrultuda ilerlediğini görüyorsunuz ve düzenleme süreci kısalıyor ve daha uzun süre eviniz doğru yaparsanız eğer tertipli ve toplu kalıyor. Düzenli bir evin insanlara mutluluk verdiği, düzensiz evlerin ise boşanmaya bile sebep olduğu ispatlanmış. Serinin ilk bölümünde de bundan bahsedilmekte. 

Sizi Yansıtan Çözümler

Temel adımları uyguladıktan sonra ve düzenden emin olduysanız, kendi vuruşlarınızı da yapabilirsiniz. Minimalizmden yanaysanız daha sade dekorasyon çözümlerine gidebilirsiniz veya daha renkli ve farklı şeylerden hoşlanıyorsanız resimdeki gibi kitaplarınızı ayıkladıktan sonra hayli trend olmuş gökkuşağı kütüphane tekniğini de uygulayabilirsiniz veya Khoe Kardashian’ın keşfettiği kurabiye düzenleme methodunu uygulayabilirsiniz!

Sonuçta ev sizin eviniz, Marie Kondo ancak size method konusunda yardım edebilir ama evinizde nasıl mutlu olacağınızı öğretemez!

Yazan: Gizem Akın

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Looking for Something?