ga('require', 'GTM-PLL3R4D');

Üniversite Sınavı İçin Tavsiyelerimiz

Üniversite sınavlarına hazırlanırken biraz desteğe ihtiyacınız olabilir diye düşündük ve üniversite sınavı dönemini yaşamış 3 yazarımızdan sizlerle deneyimlerini paylaşmalarını rica ettik!

 

Anastasia:

Bir belki de daha da uzun süren bir çalışma maratonunu geride bırakmak üzeresiniz ve hayallerinizi süsleyen üniversite/bölüm için gireceğiniz sınav yaklaştıkça haliyle daha da geriliyor olabilirsiniz. Kim gerilmez ki böyle bir durumda? Heyecanlanmak, endişelenmek, korkmak…  Bunlar o kadar doğal duygular ki, sizden bunları bastırmanızı istemeyeceğim ama bunları kontrol ederek en güçlü silahınız yapabilmeniz için birkaç tavsiyem var.

   1. Kendinizi Yormayın.

Zor bir dönem, inanın birçok insan bunun farkında. Aileniz, arkadaşlarınız herkes bu dönemden güzel haberlerle çıkmanız için ellerinden geleni yapıyor. E tabii bunun da stresi vardır üstünüzde. Bunlar hep güzel şeyler ve sizi sevenler sizi her halinizle sevmeye devam edecektir. Başkalarının sizin için istediklerinden ziyade siz ne istiyorsunuz, önemli olan nokta bu. Önünüzdeki hayat sizin hayatınız ve başkalarının söyledikleriyle uyuşmaması nedeniyle kendinizi istemediğiniz şeylerle uğraşarak yormayın. Her şeyden ve herkesten önce sizin ne istediğiniz önemli. Enerjinizi mutlu olacağınıza inandığınız hayata yönlendirmeniz çok daha iyi olmaz mı?

2. Rahatlamaya Çalışın.

Koca bir yıldan belki de fazlasını bu sınava harcadınız, dört yıla yayılmış onca bilgiyi bir senede öğrenmeye, aklınızda tutmaya çalıştınız. Şimdi sıra sınav öncesinde biraz rahatlamakta. Söylemesi kolay diyeceksiniz. Evet, uygulaması çok zor ama sınava bir sürü endişe ve korku dolu düşüncelerle kaynayan bir zihinle girmediğiniz zaman “bunu iyi ki yapmışım” diyeceksiniz. Arkadaşlarınızla vakit geçirin, başka şeylerden konuşun. Konsere veya bir sergiye gitmeyi deneyebilirsiniz. Aklınızı sürekli stres yaptığınız şeylerden başka yöne döndürmek inanın iyi gelecektir.

3. Tekrar Edin.

Sınav yaklaştıkça hiçbir şey bilmediğinizi düşünmeye başlayacaksınız. Çok doğal, ben de üniversiteden mezun olana kadarki bütün sınavlarımdan önce aynı şekilde hissettim ama onca senenin de sonu geldi yani. Demeye çalıştığım şey şu, size bu şekilde hissettiren tek kişi içinizde stresten kafayı yemeye başlayan benliğiniz, onu susturun. Yine de endişenizi yenemediyseniz açın notlarınızı, göz gezdirin. Ama sadece göz gezdirin. Yeni şeyler öğrenmeye çalışmak sizin kafanızı daha da karıştırmanıza neden olabilir. 

   4. Erken Yatın.

Uzun süredir geç yatmaya, gece yarılarına kadar ders çalışmaya veya test çözmeye alıştıysanız bunu yavaş yavaş bırakmanın vakti geldi. Gece yarısından önce yatmaya başlayıp erken uyanmaya alışmaya başlamak sınav gününde daha dinç ve açık bir beyinle uyanmanıza yardımcı olacaktır. Bunların yanında, beyninizin en iyi dinlendiği ve geliştiği saat aralığı 10.00-03.00 saatleri arasında olduğu çok fazla okuduğum bir şey. Rakamlar üç aşağı beş yukarı herkes için aynıdır, aynı biyolojiye sahibiz sonuçta.

   5. Nefes Alıştırmaları Yapın.

Sınav öncesi veya sırasında stres yapmaya başlayabilirsiniz. “Amaan stres yapma canım” diyenleri dinlememeye çalışın çünkü stres yapmamaya çalışmak sizi daha çok gerecektir. Bunun tersine, stresinizi kontrol altına almaya çalışabilirsiniz. Stres anında nefes alış-veriş hızınız arttığından nefes egzersizleri size yardımcı olacaktır. Stres yapmaya başladığınızı hissettiğiniz an şu tekniği uygulamaya çalışabilirsiniz: 8 saniye nefesinizi içinize çekin, 4 saniye bekleyin ve yine 8 saniyede nefesinizi verin. Nefesinizi göğüs boşluğunuzdan değil karın boşluğunuzdan almaya çalışırsanız daha büyük bir hacimde havayı içinize çekerek kanınızdaki oksijen miktarını da arttırmış olursunuz. Bunu yapabildiğiniz kadar uzun süre boyunca yapmaya çalışın. Bu egzersiz kalp atış hızınızı yavaşlatarak stresinizi kontrol altına almanıza yardımcı olacaktır.

Bütün bunların yanında en önemlisi de kendinizi sanki hayatınız bu sınava bağlıymış gibi koşullandırmamanız. Söylemesi kabullenmesinden çok daha kolay. Elbette ki yaşamak istediğiniz hayat bu sınavın sonunda okuyacağınız üniversiteye bağlı gibi görünebilir ama günümüzde kendini geliştirmek isteyen herkese açılan bir sürü kapı bulunmakta. Online sertifikalı programlar, seminerler vs. okuduğunuz okulla/bölümle sınırlı kalmamanız için güzel fırsatlar. Bunları değerlendirebilirsiniz. 

Unutmayın, bu sınav başarınızı veya ne kadar çok şey bildiğinizi değil aşırı stres anında aklınızı nasıl kullanabildiğinizi herkes için aynı kriterleri kullanarak ölçen bir sınav. Bu dünyanın doktorlara ve mühendislere ihtiyacı olduğu kadar ressama ve yazara da ihtiyacı var. Yeteneklerinizi ortaya koyabileceğiniz alanlar bu sınavın sonucuna hiçbir zaman bağlı değil.¨

source: glamour

 Pınar:

Her ne kadar bundan 6 yıl önce sınava girmiş olsam da o stresli dönemi unutmak mümkün değil. Benim bölümün sayısaldı. Bu yüzden çalışmalara ekstra önem vermem gerekiyordu. Tabi o zamanlar dershaneler vardı ama ek olarak özel dersler de alıyordum. 2012’de dokunmatik telefonlar daha yeni yaygınlaştığı için beni dersten alıkoyacak pek bir şey yoktu, derse odaklanmak benim için daha kolaydı. Tabi şuan teknoloji göz önüne alınırsa derslere odaklanmak daha zorlaşmış olabilir. Ama ders çalışırken özellikle geometri çözerken beni motive eden bir şey vardı; müzik dinlemek. Aklın karışır nasıl yapıyorsun deseler de evde çözdüğüm testlerde çok iyi netler çıkarıyordum. Vee o büyük gün geldi… Sınavdan çıkıp eve geldiğimde kanepeye yatıp ‘bu kadar mıymış?’ dediğimi hatırlıyorum. Sonrası 2 hafta boşluk ve bitmeyen stresli dönemin tercih zamanı..

Bölümümü seçmek (beslenme ve diyetetik) hiç aklımda yoktu. Ben Diş Hekimliği istiyordum. Ama takdir edersiniz ki ülkemizdeki puanlama sistemi yüzünden her isteyen istediği bölüme gidemiyor. Bir yıl daha sınava hazırlanmak istemediğim için ve araştırdığımda aslında Diş Hekimliğinden daha temiz bir meslek olan Diyetisyenlik beni cezbetti ve ilk tercihim olan Okan Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü kazanmış oldum.

Tercih yapacak arkadaşlarıma önerim, seçeceğiniz meslek ömür boyu sizinle olacak bu yüzden iyi düşünün. Herkesin anne babası Tıp ister ?ama siz Türkiye 1. Si olsanız bile yapamayacağınız, içinize sinmeyecek bir mesleği seçmeyin. Gittiğiniz üniversitede topluluklara katılın, arkadaşlar edinin, hobi edinin. Ufak bir püf noktası sağlık bölümü seçecekler için; hastanesi olan okullar tercih etmeniz ileriki zamanlarda hem staj bulmanızda hem de iş bulmanızda size daha kolaylık sağlayacaktır. Benim okulumda hastane daha sonra açıldı yani bizlere yaramadı ve staj bulmada çok zorluk çektik. Ayrıca bölümünüzle alakalı bir çok seminer sempozyum olacaktır hemen hemen hepsine katılmaya çalışın, çevre edinin bu sizin CV’ nizi parlatacaktır.

source: Vogue Thailand

Su:

Hazır sınav dönemleri başlamışken aranızda güzel sanatlar fakültelerine hazırlananlar olabilir. Ben Marmara Üniversitesi’nde Grafik bölümünde okuyorum ve 2 sene önce sınavlara girdim bu yüzden bazılarınıza yardım edebileceğimi düşündüm!

1. Özel okullar ve devlet okulları

Özel okullar yetenek sınavlarında çok seçici değiller. Ancak mülakatlarında onların okullarını istediğinizi ve kesinlikle kayıt yaptıracağınızı duymak istiyorlar. Sadece bir kaç seçkin özel okul mülakatında sizi “sınıyor”, sanatla alakalı spesifik sorular soruyor. Devlet okullarında ise durum bambaşka. Çizimleriniz çok önemli olduğu gibi mülakatta sergileyeceğiniz performans ve portfolyonuz da önemli. Mülakatlarda kesinlikle daha çok zorlanıyorsunuz. Çizim sınavlarınız harika geçse bile mülakatta elenebiliyorsunuz.

2. Sözlü görüşme/ Mülakat

Mülakatta sanat akımları, gezdiğiniz sergiler, ülkenizde yaşanan güncel veya geçmiş olaylarla alakalı düşünceleriniz gibi sorular yöneltebiliyorlar. Ama genellikle görüşmeyi sizin yönetmenizi bekliyorlar. Bu konular hakkında yeterli bilginiz yoksa konuyu bilginiz olan şeylere çevirmeye çalışın. Doğaçlama yapın ve onlara bir şeyler bildiğinizi, kendinize olan güveninizi gösterin. Onlar heyecanınızı anlayabiliyor ve bunu hoşgörüyle karşılıyorlar bu yüzden gerilmeyin. Örneğin ben heyecandan konuşamadığım zamanlarda durdum ve beni beklediler, extra baskı oluşturmadılar.

3. Yetenek sınavı

Yetenek sınavı her okula göre değişiyor. Kimi okullar 3 saat verirken kimileri 1 saat veriyor. Bazıları ise 3 aşamalı sınav yapıyor. Kendinizi en kısa zamanda en verimli işi yapmaya ayarlayın. Bir şeyi çizerken zorlanıyorsanız onu çizmeyin. Sizden istenilenleri çizginize güvendiğiniz obje, canlı veya mekanda resmedin. Kısa süre verilen bir sınavda resmi bitirip bitirmemenizi önemsemiyorlar çünkü çoğu kişi bitiremiyor. Ama ne kadar yol aldığınıza ve teslim ederken çiziminiz bitmemiş bile olsa ne kadar kaliteli olduğuna bakıyorlar. Bu yüzden yetiştiremeyeceğim diye stres olmayın ve zamanınızı en verimli şekilde kullanmaya çalışın.

Umarız şimdilik yeterli bilgi verebilmişizdir ve herkes istediği okula yerleşir! Başka sorularınız olursa bize sormaktan çekinmeyin!

 

 

The Geam Team

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Looking for Something?